Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘Besinler’ Category

  Bundan 3000 yıl öncesinde Çinliler kısa sürede pişirilmiş sebzenin, az miktardaki etin ve en aza indirilmiş yağın sağlıklı beslenmenin temel kuralları olduğunu biliyorlardı. Batılı bilim adamlarının aksine Çinliler için yiyeceklerdeki vitamin ve proteinler ikinci derecede rol oynar. Onlar için önemli olan bir öğünün duyumsal etkisi ve her bir yiyeceğin yaptığı ortak etkidir. Bununla birlikte özellikle yiyeceğin tadı ve rengi çok önemlidir. Buna göre örneğin yeşil renkli ve ekşi yiyecekler karaciğeri harekete geçirir, sarı renkte ve tatlı yiyecekler ise güç ve enerji verir.

Bir Çinlinin sofrasında dikkatinizi çeken ilk şey yiyeceklerin tatlılar, tuzlular, acılar, ekşiler ve baharatlılar olarak tadlarına göre sıralanmasıdır. Bu sofradaki bir diğer özellik yeşil, sarı, kırmızı, mavi ve beyaz gibi bütün renklerin bir arada bulunmasıdır. Onlara göre dengeli beslenme ancak bu şekilde olur.

YEŞİL KARACİĞERİ HAREKETE GEÇİRİR

Çinlilerin beslenme kuralında yeşil ekşi tadı ve organlardan da safra ile karaciğeri sembolize eder. Örneğin salatalık, kivi gibi yeşil renkli yiyecekler ve enginar, tavuk, yoğurt gibi ekşimsi tadı olanlar karaciğerin ve safranın zehrini almada iyi bir görev görürler. Öyleyse akşamdan kalmalara en iyi yeşil sebzeler yardımcı olur.

SARI GÜÇ VE ENERJİ VERİR

Sarı rengi temsil eden tatlı yiyecekler mide, dalak ve pankreası simgeler. Çinlilere göre tatlı “sinir besini” olduğundan stres içinde olan birçok insan tatlıya sarılır. Çünkü hububat, mısır, bal ve muzdaki doğal tatlılar enerji verir.

KIRMIZI VÜCUDU TEMİZLER

Kırmızı, acımsı tadın karşılığıdır. Kalp ve ince bağırsak bu renge bağlıdır. Pancar, kırmızı turp veya kırmızı çarliston biber vücudun zehrini dışarı atar. Kırmızı yiyeceklerin kalpteki etkisi dolaylı olarak safrada kendini gösterir: safranın fonksiyonu bozulduğunda salgı kana girer ve kalp atışı frekansını değiştirir.

BEYAZ CİLDİ GÜZELLEŞTİRİR

Çinliler beyaz renk ile keskin tadı ve aynı zamanda solunum yollarını, kalın bağırsağı doğrudan doğruya bağlantılı tutarlar. Beyaz turp, pirinç, kuşkonmaz hatta saf alkol terlemeyi sağlayarak gözeneklerin açılmasını, vücudun fazla suyunun alınmasını sağlar.

MAVİ VÜCUTTAKİ SUYU AYARLAR

Çinliler mavi renk ile tadı tuzlu olan yiyecekler ve organlardan da böbreklerle mesaneyi bir araya getirirler. Bu nedenle midye, alabalık, patlıcan idrar yolu enfeksiyonlarında yararlıdır. Bu mavi yiyecekler böbrekleri ve mesaneyi çok iyi yıkarlar ve idrar söktürücüdürler.

Reklamlar

Read Full Post »

Doğru beslenmeyle gerçekten güzelleşebilir misiniz? Tabii ki evet. Ancak bu olay bugünden yarına gerçekleşmez. Meyve ve sebze, et ve balık, hububat ve süt ürünlerinden oluşan, doğal ve doğru bir karışımla vücudunuz daha dirençli olur. Eğer böyle beslenirseniz birkaç hafta sonra kendinizi daha iyi hissetmekle kalmayacak görmeniz de daha iyi olacak. Kısacası güzellik içten geliyor. Beslenme uzmanları hangi besinlerin en iyi güzellik faktörü olduğunu şöyle sıralıyorlar:

DÜZGÜN BİR CİLT

Her gün bir miktar ayçiçeği çekirdeği veya kabak çekirdeği yiyin. Bu çekirdekler esas halinde element olan çinko içerirler. Vücutta çinko eksikliği ise derinin daha çabuk buruşmasına yol açar. Ayrıca sabah ve akşam kivi yiyin. Bu meyvenin içerdiği C vitamini dolaşımı harekete geçirir ve bunun sonucu olarak deri daha iyi beslenir. Yumuşak bir cilt için A vitamini de önemlidir. Bu vitamin balıkyağında fazla miktarda vardır. Üç ayda bir, iki haftalık bir kür yapın.

PARLAK GÜR SAÇ

Haftada dört yumurta yiyin. Yumurtada saça parlaklık kazandıran bol miktarda kükürt vardır. Bol protein içeren besinler (et, balık, kümes hayvanları, peynir) salatayla birlikte yendiğinde saç gür olur. Çünkü saçın yüzde 97’si protein maddesi olan keratinden oluşuyor.

PARLAK GÖZLER

Haftada üç kere az bir miktar bitkisel yağla pişirdiğiniz havuç yiyin. Havuçtaki A ve E vitaminleri görmeyi kuvvetlendirir, gözlere parlaklık kazandırırlar. Kepek, çavdar ekmekleri içerdikleri selen elementinden dolayı gözleri hastalık mikroplarından korur.

KUVVETLİ TIRNAKLAR

Her gün yoğurt yiyin. Yoğurtta tırnakların oluşumu için önemli olan protein vardır. Toz jelatin de bu etkiyi fazlalaştırır. Kırılan tırnaklara karşı ceviz ve yer fıstığı yiyin. Her ikisi de tırnakları sertleştiren biotin içerir.

SAĞLIKLI DİŞLER

Günde iki kere 150 gram yağsız peynir yiyin. Peynirdeki kalsiyum dişetini kuvvetlendirir, dişleri sağlamlaştırır. Ayrıca balık ve kümes hayvanları da dişlerin sağlam olması açısından önemlidir. Bunlarda dişleri sertleştiren fosfor vardır.

GERGİN GÖĞÜSLER

Günde iki kere öğünler arasında bir bardak ananas suyu için. Ananasın içerdiği bol miktardaki bromelain enzimi dokuları gerginleştirir. Sabahları kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı bitkisel yağ, hücreleri zararlı maddelerden ve serbest radikallerden korur, sizi gençleştirir.

Read Full Post »

Vitaminler, mineraller, aminoasitler ve enzimler… İnsan hayatı için vazgeçilmez önemi olan bu unsurların hepsini balda bulabilirsiniz. İşte, uzmanların balla ilgili olarak hazırladıkları doğal ilaç dosyası…

VİTAMİNLER

  • C Vitamini: Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, yaralara yararı olur, katılgan dokuların, kıkırdak ve kemiklerin oluşması için önemlidir ve barsaklarda bitkisel gıdalardan demirin alınmasını kolaylaştırır.
  • B1 Vitamini: Beyin ve sinirler için enerji sağlayan gri hücreleri canlı tutar.
  • B2 Vitamini: Yağı ve proteini enerjiye çevirmede yardımcı olur, sinir liflerini sarar, örten koruyucu tabakanın teşekkül etmesini sağlar.
  • B6 Vitamini: Organizmada 60’dan fazla biyokimyasal işlemde rol oynar, bununla vücudun kendi proteini oluşmuş olur. Gebelik sırasında B6 vitamini çok önemlidir, çünkü hücrelerin gelişmesinde yardımcı olur.

ENZİMLER

Enzimsiz yaşam mümkün olmazdı. Enzimler vücutta bütün biyokimyasal süreci organize eder, yönetir, düzene koyar ve hızlandırır, hastalıkları iyileştirir. Balda şimdiye kadar oniki değişik enzim olduğu saptanmıştır.

MİNERALLER VE AMİNOASİTLER

Balın içerdiği magnezyum damarlarda kanın pıhtılaşmasını önler, ayrıca stresin olumsuz etkilerinden koror. Potasyum barsak adalelerinin faaliyetini hareketlendirir. Ayrıca sindirim için polenler de önemlidir. Araştırmalardan alınan sonuca göre çiçek polenleri ince barsak mukozasında dolaşımı hareketlendirir. Dahası, balı yedikten 20 dakika sonra barsak cidarının bağışıklık sistemini kuvvetlendiren ve besinler yoluyla alınan zararlı maddelerin etkisinden koruyan maddelerin barsakta serbest bırakılmasında etkili olur.

Balda ayrıca vücudun ancak az miktarda üretebildiği Cholin maddesi vardır. Bu nedenle bu madde vücuda günde iki, üç gram verilmelidir. Cholin karaciğerin yağ metabolizmasını ayarlar ve bu organın yağ bağlamasını önler.

BALLA İYİLEŞİN

   Akne:İki çorba kaşığı balı iki çorba kaşığı süt ve yeni sıkılmış bir limonun suyu ile karıştırın ve bu karışımı akşamları cildinize sürün. Ertesi sabah yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

   Diyare:Yarım litre suya iki tatlı kaşığı dövülmüş anason tohumu ve kimyon katıp kaynatın, on dakika dinlendirin. Karışıma üç çorba kaşığı bal katın ve günde üç kere için.

   Soğukalgınlığı:Büyük bir kasenin içinde tam yağlı ılık süte üç tatlı kaşığı bal katıp bundan günde en az üç fincan için.

   Bahar nezlesi:Bahar nezlesi mevsimi başlamadan günde birçok defa bir parça petek bal çiğneyin.

   Böcek sokması:Bir çorba kaşığı bala beş damla karanfil yağı katın ve böcek sokan yere hergün birçok defa sürün.

   Romatizma:Yatmadan önce yarım litre ılık suya üç çorba kaşığı bal katın. Keten bir bezi bunda ıslatın ve ağrıyan ekleme sarın, üstünü kuru bir havluya sarın ve gece bu şekilde yatın.

   Kabızlık:Her gece yatmadan önce bir çorba kaşığı bal yiyin.

   Yaralar:Ufak yaralarda örneğin parmağınızı kestiğinizde buraya ince bir tabaka bal sürün, sargı beziyle sarın ve iki saat sonra bezi alıp suyla burayı yıkayın. Bunu günde iki, üç kere tekrarlayın.

   Dişeti iltihabı:Dişlerinizi fırçalamadan önce ağzınıza bir çorba kaşığı bal alın ve dilinizle bir dakika diş etinize sürerek masaj yapın.

   Karaciğer zayıflığı:Baldaki cholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

Read Full Post »

B1 Vitamini

(~Thiamin)

Neden Gerekli : Hücre oluşumu, dolaşım sistemi ve sinir sistemimiz için gereklidir.

Nasıl Bir Vitamin : Suda eriyen bir vitamindir.

Nelerde Bulunur : Kuru fasulye, yumurta, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveler

Eksikliği : iştah kaybı, görme bozukluğu, sinir hastalıklarına neden olabilir.

Günlük Gereksinim : 1,5 mg.

 

B2 Vitamini

(~Riboflavin)

Neden Gerekli : Besinlerdeki enerjinin açığa çıkmasında etkendir.

Nasıl Bir Vitamin : Suda eriyen bir vitamindir. (Bedenimiz depolayamaz.)

Nelerde Bulunur : Badem, Buğday, Peynir

Eksikliği halinde : Kaşıntı, gözlerde yanma ya da ışığa duyarlılık

Günlük Gereksinim : Yetişkinlerde 1.7 mg.

 

B3 Vitamini

(~Niasin)

Neden Gerekli : Sinir ve sindirim sistemi için gereklidir.

Nelerde Bulunur : Brokoli, Havuç, Peynir, Mısır Unu, Süt, Patates ve Domates

Eksikliği halinde : Sinir sisteminde fonksiyon bozukluğu

Günlük Gereksinim : Yetişkinlerde en fazla 1.000 mg.

 

B5 Vitamini

(~Pantotenik Asit)

Neden Gerekli : Besinlerin enerjiye çevrilmesinde kullanılır.

Nasıl Bir Vitamin : Suda eriyen bir vitamindir. (Bedenimiz depolayamaz.)

Nelerde Bulunur : Yumurta, Peynir, Fasulye, Tahıllar, Bezelye, Patates, Mısır, Kuru Yemişler.

Eksikliği halinde : Sinir ve solunum bozuklukları

Günlük Gereksinim : 10-1000 mg.

 

B6 Vitamini

(~Pyridoxine)

Neden Gerekli : Bağışıklık sistemini korur ve kalbin işlevine destek olur.

Nasıl Bir Vitamin : Suda eriyen bir vitamindir. (Bedenimiz depolayamaz.)

Nelerde Bulunur : Muz, Patates, Ispanak, Bezelye, Havuç, Yumurta, Hububatlar

Eksikliği halinde : Sinir bozukluğu, kaşıntı, bağışıklık sisteminde zayıflama

Günlük Gereksinim : 2 mg.

 

B12 Vitamini

(~Kobalamin)

Neden Gerekli : Sinir hücrelerinin büyümesi ve tüm hücrelerin tamirinde etkendir.

Nasıl Bir Vitamin : Yağda eriyen bir vitamindir. Karaciğerde depolanır.

Nelerde Bulunur : Hayvansal gıdalarda bulunur

Eksikliği halinde : Uyuşukluk, unutkanlık, sabahları yataktan yorgun kalkma

Günlük Gereksinim : 1-10 mg.

 

A Vitamini

(~Retinol)

Neden Gerekli : Özellikle deri, saç ve diş eti sağlığı için gereklidir.

Nasıl Bir Vitamin : Suda eriyen bir vitamindir. (Bedenimiz depolayamaz.)

Nelerde Bulunur : Yeşil ve sarı sebzelerde, tahıllarda bulunur

Eksikliği halinde : Gece körlüğü, diş ve dişeti rahatsızlıkları, eklem ağrıları

Günlük Gereksinim : 800-1000 mg.

 

D Vitamini

(~Ergokalsiferol)

Neden Gerekli : Kemik ve deri gelişimi için gereklidir.

Nasıl Bir Vitamin : Yağda eriyen bir vitamindir.

Nelerde Bulunur : Balık yağı ve yumurta sarısı (yoğun olarak)

Eksikliği halinde : Raşitizm

Günlük Gereksinim : 5-10 mcg.

 

E Vitamini

Neden Gerekli : Bağışıklık sistemi, göz sağlığı için gereklidir.

Nasıl Bir Vitamin : Yağda eriyen bir vitamindir.

Nelerde Bulunur : Bitkisel yağlar ve buğday tanesi

Eksikliği halinde : Göz bozuklukları, sinirlilik hali, kanser riskinde artış

 

K Vitamini

Neden Gerekli : Kanın pıhtılaşmasını sağlar.

Nasıl Bir Vitamin : Yağda eriyen bir vitamindir

Nelerde Bulunur : Lahana, Karnıbahar, Ispanak, Soya ve Tahıllar

Eksikliği halinde : Kontrolsüz kanamalar

Günlük Gereksinim : 60-85 mg.

Read Full Post »

Enerji vericiler : Karbonhidrat, yağ, protein
Enerji verimi : Yağ, protein, karbonhidrat
Yapıcı-onarıcı : Protein, yağ, karbonhidrat
Düzenleyiciler : Protein, vitamin, mineraller, su
Açlık anında kullanım sırası : Karbonhidrat, yağ, protein
Sindirim kolaylığı : Karbonhidrat, protein, yağ

KARBONHİDRATLAR
C,H ve O ‘den meydana gelmiştir.3 çeşittir.
İki önemli görevi vardır.1)Enerji kaynağı 2)Yapısal madde(Bitkilerde çeperin yapısına,bütün
canlı hücrelerde de zarın yapısına katılarak görev yapar.ATP,DNA,RNA,NAD,NADP,FAD’ da bulunur.

1) MONOSAKKARİTLER
Sindirime uğramazlar.
Yalnızca ototroflar tarafından sentezlenir.
İçerdikleri C sayısına göre 2’ye ayrılırlar.
a) 5C’lu şekerler : Riboz, Deoksiriboz (Pentozlar)
b) 6C’lu şekerler : Glikoz, Galaktoz, Fruktoz (Hegsozlar)
Monosakkaritlerin difüzyon hızları şöyledir. Galaktoz > Glikoz > Fruktoz
Riboz
Ş ATP ve RNA’da bulunur. Deoksiriboz Ş DNA’da bulunur.
Glikoz
Ş Bal,üzüm ve incirde bol bulunur.Açlık ve koma anında kullanılır.
Fruktoz
Ş Bal ve olgun meyvelerde bol bulunur.(=meyve şekeri)
Galaktoz
Ş Süt ve süt ürünlerinde bol bulunur.(=süt şekeri).Tabiatta az bulunur. Hayvansal
bir besin kaynağıdır.

2) DİSAKKARİTLER
İki monosakkaritin birleşmesinden meydana gelir.
Glikoz + Glikoz = Maltoz (meyve şekeri)
Glikoz + Fruktoz = Sakkaroz = Sükroz (Çay = Pancar şekeri)
Glikoz + Galaktoz = Laktoz (süt şekeri)
Maltoz ve sükroz bitkilerden, laktoz da hayvanlardan ve insanlardan sağlanır.
Disakkaritler arasında
glikozit bağı vardır.

3) POLİSAKKARİTLER
Çok sayıda monosakkaritin birleşmesinden meydana gelir.
Glikoz + Glikoz + Glikoz +…………………………..+ Glikoz = Nişasta
Glikoz + Glikoz + Glikoz +…………………………..+ Glikoz = Selüloz + (n-1) H2O
Glikoz + Glikoz + Glikoz +…………………………..+ Glikoz = Glikojen
—————————————————————–
n tane
Son ürünlerin farklı olmasının sebebi glikozların bağlanma biçimleridir.

A) Nişasta
Bitkilerde glikozun depo şeklidir.
Düz zincirlidir ve alfa glikozit bağı ile bağlanmışlardır.
Suda az çözünür.İyot ile maviye boyanır.
Nişasta,lökoplastta depolanır.Yumru ve tohumlarda daha çok depolanır.

B) Glikojen
Hayvanlarda glikozun depo şeklidir.
Dallıdır ve alfa glikozit bağı ile bağlanmıştır.
Suda çözünür.İyot ile kahverengiye boyanır.
En fazla karaciğer ve kaslarda bulunur,depo edilir.

C) Selüloz
Bitkilerde yapı maddesidir.Çeperin yapısına katılır.
Düzdür ve beta glikozit bağı ile bağlanmıştır.
Suda çözünmez
Geviş getirenlerde ve termitlerde sindirilir.

YAĞLAR
C,H ve O’den meydana gelmiştir.Yapısındaki oksijen miktarı şekerlerdekinden azdır.
3 Yağ asidi + Gliserol = Yağ + 3 H2O
Ester bağı ile bağlanırlar.
Yağlarda çeşitliliği yağ asitleri sağlar.
Suda çözünmezler.Organik çözücüde çözünürler.(Alkol,eter gibi)
Isı ve darbeye karşı koruyucudur.
Yağların enerji verimlerinin çok olmasının sebebi karbon sayılarının çok olmasındandır.
Yağların 2. dereceden enerji verici olarak kullanılmasının sebebi sindiriminin çok zor
olmasındandır.
Karbonhidrat ve proteinlerin fazlası yağa dönüştürülür.Bunun sebebi ise yağların enerji
verimlerinin yüksek olması ve uzun süreli kullanılabilmesidir.
Solunumla yıkılmaları sonucunda fazla su açığa çıkarırlar.Onun için özellikle kış uykusuna
yatan,uzun süreli göç eden ve suyun az olduğu ortamlarda yaşayan hayvanlarda iyi bir depo ve enerji maddesidir. Aynı zamanda hafif olduğu için uçmada hayvana avantaj sağlar.
Yağ asitleri en basit lipitler olup,uzun karbon zincirlerinden oluşurlar.Karbonlar arasındaki
bağlar tek ise doymuş,çift ise doymamış yağ asitleridir.Doymamış yağlar bitkiseldir ve sıvıdır. Doymuş yağlar ise hayvansaldır ve katıdır.Doymamış yağların yüksek sıcaklık ve basınçta hidrojenle doyurulmasıyla margarin yapılır.
Oleik asit
Ş zeytinyağında; Linoleik asit Ş tohumlarda; Butirik asit Ş tereyağında
Steroid
Ş zarların yapısına katılır.Aynı zamanda vitamin ve hormon olarak iş görür.
Fosfolipid
Ş hücre zarı yapısına katılır.

PROTEİNLER
C,H,O,N ve bazılarında S,P bulunur.
Yapı taşları 20 çeşit aminoasittir.
a.a+a.a+a.a+…………………………+a.a = Protein + (n-1)H2O222
——————————————–
n tane
Peptit bağı ile bağlanırlar.
DNA şifresi ile sentezlenen tek moleküldür.
Enzim,hormon ve hücre zarı yapısına katılır.
Solunumla ancak zor durumlarda yakılırlar.Solunum ürünleri H2O , CO2 , H2S , NH3 , üre
ve ürik asittir.
Aminoasitler anfoter özellik gösterirler.
Proteinler virüslerden insanlara kadar bütün canlılarda yaşamsal rolleri olduğundan
hücrelerde en çok bulunan organik moleküllerdir.
Proteinler enerjiyi hemen kaybettiklerinden dolayı 3. dereceden enerji kaynağıdır.
Proteinler vücutta enerji kaynağı olarak kullanılırsa vücutta zayıflama ve dengesizlik
görülür.
Proteinler her canlı türüne özgü olup antijen özellik gösterirler.Yani farklı özelliğe
sahip bir canlıya aktarıldığında antikor oluşumuna sebep olur.

VİTAMİNLER
Vücut direncini arttırırlar.
Enzimlerin yapısına katılırlar.
Düzenleştiricidirler,enerji vermezler,sindirilmezler.
Bir kısmı besinde bulunduğu şekliyle vitamin özelliğinde değildir.Bunlar vücuda
alındıktan sonra vitamin özelliği kazanır.Bunlara
provitamin denir.
Yağda eriyen vitaminler A,D,E,K
Suda eriyen vitaminler B,C ‘dir.
İnsan vücudunda A,B,D,K sentezlenir.
A
ŞŞŞ karaciğerde
B,K
ŞŞŞ bağırsakta bakteriler tarafından
D
ŞŞŞ deride
A,D,K karaciğerde depolanır.Diğerlerinin fazlası atılır.
A vitaminiŞ Balık yağı,yumurta sarısı,süt,peynir,karaciğer,yeşil sebzelerde bulunur.
Ş Büyüme ve gelişmeyi sağlar,vücudu enfeksiyonlara karşı korur,gece körlüğünü önler.
B vitaminiŞ Tahılların kabuklarında,et,süt,karaciğer ve yeşil sebzelerde bulunur.
Ş Karbonhidrat,yağ ve proteinlerin vücut içinde kullanılmasında katalizör olarak görev yapar.Kansızlığı önler.
C vitaminiŞ Yeşil sebze ve meyvelerde bulunur.
Ş Bağ dokusunun oluşması için gereklidir.Skorbit hastalığını önler.Vücudu enfeksiyonlara karşı korur.
D vitaminiŞ Balık yağı,karaciğer,yumurtada bulunur.Ultraviyole ışınlarının etkisi ile deride üretilir.
Ş Vücuttaki Ca,P dengesini sağlar.Kemiklerin gelişmesini sağlar.Çocuklarda raşitizmi önler.
E vitaminiŞ Yeşil sebze,karaciğer,et ve bitkisel yağlarda bulunur.
Ş Üreme organlarının gelişmesini sağlar ve kısırlığı önler.
K vitaminiŞ Yeşil sebzeler,karaciğer ve yumurtada bulunur.Bağırsaktaki bakteriler tarafından sentezlenir.
Ş Eksikliğinde kanın pıhtılaşması gecikir.

MİNERALLER
İnorganik maddelerdir.Sindirime uğramazlar.
Enzimlerin yapısına katılırlar.Düzenleştiricidirler.
Minerallerin vücut içindeki görevleri şunlardır:
1)Enzimlerin ve hemoglobinin yapısına katılır(Fe,P).
2)Kemiklerin ve dişlerin gelişmesini sağlar(Ca,P,Mg).
3)Vücut ve hücre sıvısının osmatik basıncını ayarlar(Bunlardan hücre içi sıvıda Na,Cl;
hücre dışı sıvıda K,Mg ve P bulunur).
SU
İnorganik maddedir ve sindirime uğramaz.
Enzimlerin çalışması ve kimyasal reaksiyonların meydana gelebilmesi için su şarttır
(ÖRNEK:Hidroliz )

Read Full Post »

Kendinizi kötü hissettiğinizde saldırdığınız yiyecekleri doğru seçerseniz bedeniniz mutluluk hormonu salgılamaya başlar!

Çikolata: Stresin bir numaralı düşmanı. Kendinizi kötü hissediyorsanız hemen bir parça çikolata yiyin. Çikolata flört etmek gibi bir şey. Bir kalem yemek yeterli, mutluluk hormonu “seratonin” anında beyinde dolaşıma çıkıyor.

Dondurma: Çok yenirse şişmanlatıyor, az yenirse mutluluğa mutluluk katıyor. Dondurma yaşlanmayı önlüyor. Çocukların sağlıklı büyümesi ve kemik erimesi sorunu olan kişiler için büyük önem taşıyor. Beslenme uzmanları dört mevsim tüketilmesini öneriyor.

Makarna: Çok ağır soslarda yenilmediği sürece enerji veren ve mutlu eden besinler arasında yer alıyor. Hazmı kolaydır. Özellikle sadece salata ile birlikte yenirse şişmanlatmaz.

Ekmek: Buğday ekmeği de sıkıntıları unutturuyor.

Fıstık: Yağ oranı yüksek ama insanı çok mutlu ediyor. Roma İmparatorluğu’nda “Tanrı yiyeceği” olarak adlandırılan fıstığın kolesterolü düşürdüğü ve kalp krizi riskini azalttığı biliniyor. Demir, bakır, selenyum, magnezyum, çinko, potasyum, fosfor gibi minerallerin doğal kaynağı olan bu çerez kalbimizin yanı sıra, beyin sinir sistemi, kas ve kemiklerimizin dostu…

Çilek: C vitamini deposu olan çilek, önde gelen afrodizyaklar arasında yer alıyor. Çilek bütün salgı bezlerini çalıştırarak vücuda gençlik ve kuvvet kazandırır. Yüksek tansiyonu düşürür, damarları temizler. Kansere karşı korur, böbrekte kum ve taş oluşmasını önler.

Muz: Kokusuyla bile mutluluk taşıyan tam bir Endorphin deposudur. Kendinizi, güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin. Kalsiyum ve magnezyum içeren bu meyve strese karşı bire bir. Sinir hastalığı olanlar için her gün yemek arası saatlerde tüketilmesi gereken bir besindir.

Üzüm: Kırmızı ve beyaz üzüm yiyen herkes gülücükler saçar. Üzümde yüzde 20 oranında direkt olarak kana karışan şeker vardır. Bedenen ve zihnen çalışanlar için iyi bir gıdadır. Üzümdeki bol demir kan yapar. Yüz ve boyuna taze üzüm suyu sürülüp 10 dakika sonra yıkanırsa cilde dirilik verir.

Portakal: C ve B vitamini açısından zengin olan portakal, insana dinamizm veriyor. Portakal içindeki C vitamini ince ve kalın damarların yumuşak kalmasını sağlıyor. Vücuttaki direnci artırıyor. Kanın durulmasına ve temizlenmesine yardımcı oluyor. Hazmı kolaylaştırıyor. Portakal reçeli ise karaciğeri çalıştırıyor.

Susam: Dar gelirlilerin baş tacı olan simit mutluluğa giden yolda önemli bir yere sahip. Yağ ve protein içeriyor. Susamdan elde edilen tahin, bal ile karıştırılıp yenirse boğaz ağrısı ve bronşite iyi geliyor.

Read Full Post »